Konkordato Mühletinde Yeni Kredi Kullanımı
Konkordatoya giren bir şirketin en büyük sorunu, koruma altına girdiği anda finansmana erişimini kaybetmesidir. Kanun bu sorunu görmüş ve mühlet döneminde finansmanı mümkün kılacak özel bir rejim getirmiştir.
Ne var ki bu düzenleme yeterince bilinmiyor — ne borçlular tarafından, ne bankalar tarafından.
Özel rejim: İİK m. 308/c
9 Haziran 2021 tarihli 7327 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik uyarınca:
Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere, geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar:
- Adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir
- Temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir
- İİK m. 206 kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir
- Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta İİK m. 248 kapsamında masa borcu sayılır
Bu dört sonucun anlamı
1. Konkordato şartlarına tabi değil
Kredi veren, tenzilat ve vade uzatımına tabi olmaz. Alacağını sözleşme koşullarına göre tahsil eder. Yani konkordato projesindeki indirim ve vadeler bu alacağı etkilemez.
2. Mühlet sırasında dahi takip edilebilir
Genel kural, mühlet süresince borçluya karşı takip yapılamamasıdır. Bu alacaklar istisnadır: Temerrüt hâlinde mühlet devam ederken bile icra takibi başlatılabilir.
Bu, kredi verenin en güçlü güvencesidir.
3. Öncelikli ödeme
İİK m. 206 sıralamasında; rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer tüm alacaklardan önce ödenir. Yani işçi alacakları ve kamu alacakları dahil, diğer imtiyazlı alacaklardan önce gelir.
4. Sonraki iflasta masa borcu
Konkordato başarısız olur ve iflas gündeme gelirse, bu alacaklar masa borcu sayılır. Masa borçları, tasfiyede önce ödenir.
Neden bu düzenleme yapıldı?
Mantık basittir: Mühlet dönemindeki şirket, faaliyetini sürdürebilmek için finansmana ve tedariğe ihtiyaç duyar. Ancak kimse, alacağının konkordato projesine tabi olacağını bilerek yeni finansman sağlamaz.
Düzenleme, mühlet sonrası doğan alacakları koruyarak şirketin nefes almasını sağlar.
Sadece kredi değil: tedarikçiler de kapsamda
Bu, düzenlemenin en çok gözden kaçan yönüdür. Hüküm “kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere” ifadesini kullanır.
Yani kapsam yalnızca banka kredileri değildir: Komiserin izniyle akdedilmiş her borç bu rejime tabidir.
Pratik sonuç — tedarikçiler için: Konkordatolu bir firmaya mal veya hizmet satacaksanız, işlemin komiser izniyle yapılması hâlinde alacağınız: - Konkordato projesine tabi olmaz (indirim ve vade uygulanmaz) - Ödenmezse mühlet sırasında dahi takip edilebilir - Öncelikli ödenir - Sonraki iflasta masa borcu sayılır. Bu, konkordatolu firmayla çalışmaya devam etme kararınızı kökten değiştirebilecek bir bilgidir.
Kritik şart: komiserin izni
Bu korumanın tek şartı, borcun komiserin izniyle akdedilmiş olmasıdır. İzinsiz akdedilen borçlar bu rejimden yararlanmaz.
Tedarikçi/kredi veren olarak yapılması gerekenler:
- ☐ İşlem öncesi komiser iznini talep edin
- ☐ İzni yazılı olarak alın ve saklayın
- ☐ İznin kapsamının işleminizi karşıladığından emin olun (tutar, konu, süre)
- ☐ Sözleşmede bu rejime atıf yapın
- ☐ Sevk ve teslim belgelerini düzenli tutun
- ☐ Ödeme vadelerini takip edin; temerrütte takip hakkınız var
İkinci ve üçüncü maddeler kritiktir: Sözlü bir “komiser olur dedi” beyanı, ileride ispat sorunu yaratır.
Borçlu olarak yapılması gerekenler:
- ☐ Her yeni tedarik/finansman işlemi için önceden komiser izni alın
- ☐ Karşı tarafa bu rejimi anlatın — çalışmaya devam kararlarını etkiler
- ☐ İzin yazılarını arşivleyin
- ☐ Bu borçları vadesinde ödeyin — temerrüt, mühlet sırasında takip riskini doğurur
Son madde önemlidir: Bu alacaklar korumasızdır ve temerrüt hâlinde mühlet size kalkan olmaz.
Bankaların yaklaşımı
Uygulamada bankalar, konkordatolu şirketlere kredi kullandırma konusunda temkinlidir. Sebepleri: - İç risk politikaları - Karşılık ayırma yükümlülükleri - Süreç riskinin yüksek algılanması
Buna rağmen, İİK m. 308/c’nin sağladığı koruma güçlüdür ve bankayla görüşmede açıkça ortaya konmalıdır. Özellikle: - Rehinli alacaklardan hemen sonra öncelik - Mühlet sırasında dahi takip imkânı - Sonraki iflasta masa borcu statüsü
Ayrıca teminat verilmesi mahkeme iznine tabidir; bu nedenle kredi yapılandırması izin süreciyle birlikte kurgulanmalıdır.
Alacaklı olarak: mühlet öncesi ve sonrası alacak ayrımı
Alacaklı olarak alacaklarınızı iki gruba ayırın:
Mühlet öncesi alacak
Mühlet sonrası (komiser izinli) alacak
Konkordato projesine tabi
Evet (tenzilat + vade)
Hayır
Mühlet içinde takip
Yapılamaz
Yapılabilir (temerrütte)
Ödeme sırası
Adi alacak
Rehinlilerden hemen sonra
Sonraki iflasta
Adi alacak
Masa borcu
Bu tablo, konkordatolu firmayla ticarete devam kararının neden yalnızca “risk” değil aynı zamanda yapılandırılabilir bir fırsat olduğunu gösteriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Komiser izni olmadan mal sattım, ne olur? Alacağınız bu özel rejimden yararlanmaz; mühlet öncesi alacaklar gibi değerlendirilme riski doğar. İzin belgesini mutlaka alın.
Komiser izni vermezse ne yapabilirim? İzin, işlemin işletmenin faaliyeti için gerekli olup olmadığına göre değerlendirilir. Gerekçenizi yazılı sunun; reddedilirse mahkemeye başvuru yolları değerlendirilebilir.