← Hizmetler
/ 01

Konkordato

Borçlu ve alacaklı cephesinde konkordato komiserliği süreçlerinde stratejik hukuki destek.

Randevu Al
Konkordato

Sakarya konkordato avukatı olarak borçlu ve alacaklı tarafında sürecin her aşamasında stratejik hukuki destek sunuyoruz. Konkordato ön projesinin hazırlanması, Sakarya Ticaret Mahkemesi'ne yapılan başvurular ve geçici mühlet kararının alınması süreçlerini titizlikle yönetiyoruz. Konkordato komiseri atanmasından alacaklılar kurulunun oluşturulmasına, kesin mühlet kararından projenin mahkemece tasdikine kadar tüm aşamalarda aktif temsil sağlıyoruz. Alacaklı şirketler için alacak miktarının belirlenmesi, alacaklılar toplantılarına katılım ve itiraz süreçlerinde güçlü savunuculuk yapıyoruz. Borçlu işletmelerin mali yapısının sürdürülebilir biçimde yeniden düzenlenmesi amacıyla uygulanabilir konkordato projeleri geliştiriyor; Adapazarı ve çevre ilçelerdeki ticari işletmeler için çözüm odaklı yaklaşımımızla finansal krizlerin aşılmasına katkı sağlıyoruz.

Konkordato Nedir?

Konkordato, mali güçlük içine düşen ya da borçlarını ödeyemeyen borçlunun alacaklılarıyla mahkeme denetiminde anlaşarak borçlarını belirli bir plan çerçevesinde yeniden yapılandırmasını ve işletmenin tasfiye edilmeksizin faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan yargısal bir borç restrüktürizasyon kurumudur. Bu mekanizma; borçlu ile alacaklılar arasındaki ekonomik dengeyi gözeten, ticaret mahkemesi tarafından denetlenen ve kesinleşmesi halinde tüm alacaklıları bağlayan özel bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.

Sade anlatımıyla konkordato; bir şirket ya da tacirin "borcumu tamamını şimdi ödeyemiyorum, ancak belirli bir plan dahilinde kısmi ödeme veya taksitli ödeme yapabilirim" şeklindeki teklifini alacaklılara ve mahkemeye sunduğu, tarafların onayı ve mahkemenin tasdiki ile kesinleşen yapılandırma anlaşmasıdır. Onaylanan konkordato projesi; katılan-katılmayan tüm alacaklıları bağlar ve borçlu hakkındaki icra takiplerini durdurur.

Alacaklılar açısından bakıldığında konkordato, iflasla karşılaştırıldığında çoğunlukla daha yüksek tahsilat oranları sunmaktadır; zira işletmenin tasfiyesi yerine faaliyetini sürdürmesi, borçların daha uzun vadede ve daha yüksek oranda geri kazanılmasını mümkün kılmaktadır. Borçlular açısından ise konkordato; işletmenin varlığını ve ticari ilişkilerini koruyarak borcun tamamından ziyade belirli bir oranda ya da taksitler halinde ödeme yapılmasına imkân tanıyan, iflasa kıyasla çok daha az yıkıcı sonuçlar doğuran yegâne yapısal çözüm yoludur.

Konkordatonun Yasal Dayanağı: İİK m.285–309/l

Konkordato, Türk hukukunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 285 ila 309/l. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (Resmî Gazete: 28.03.2018, Sayı: 30373), bu alanda köklü bir reform gerçekleştirmiş; 1932'den bu yana uygulamada olmakla birlikte özellikle 2000'li yıllarda yaygın kötüye kullanımlara sahne olan iflasın ertelenmesi kurumunu kaldırmış ve yerine güncel ekonomik gerçekliklere uygun, daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapılandırma sistemi getirmiştir.

7101 sayılı reform sonrasında yürürlüğe giren konkordato hükümleri; geçici mühlet (m.287), kesin mühlet (m.290), konkordato komiseri (m.287/3, m.290/3), alacaklılar kurulu (m.292), alacaklılar toplantısı (m.302), projenin kabulünde aranan çoğunluk (m.303), mahkemece tasdik (m.305), konkordatonun hükmü (m.306) ve feshi (m.308) başlıkları altında sistematik bir işleyiş öngörmektedir.

Somut hükümler bakımından şu temel maddeler öne çıkmaktadır: İİK m.285, başvuru hakkını ve talepte bulunabilecek kişileri düzenler. İİK m.286, başvuruya eklenmesi zorunlu belgeleri ayrıntılı biçimde listeler. İİK m.287 ve devamı geçici mühlet süreç ve sonuçlarını, İİK m.290 ve devamı kesin mühlet süreç ve sonuçlarını belirler. İİK m.294, mühlet içindeki icra takipleri üzerindeki etkileri açıkça ortaya koyar. İİK m.303, konkordato projesinin alacaklı çoğunluğu tarafından kabul edilmesi için aranan iki alternatif çoğunluk şartını düzenler. Son olarak m.305, mahkeme tasdikinin şart ve usulünü, m.306 ise tasdik kararının hukuki sonuçlarını belirler.

Konkordato Türleri

Türk konkordato hukukunda birbirinden yapısal olarak farklı iki ana tür bulunmaktadır.

Adi Konkordato: Borçlunun alacaklılara belirli oranda indirim (yüzde konkordatosu) veya belirli bir ödeme planı (vade konkordatosu) önerdiği, her ikisinin kombinasyonunun da mümkün olduğu, en yaygın kullanılan türdür. Adi konkordatoda borçlu işletmesini yönetmeye devam eder; ancak konkordato komiseri denetiminde ve çeşitli tasarruf kısıtlamalarına bağlı olarak. Alacaklıların kabul oranına ve mahkemenin tasdik kararına bağlı olarak kesinleşen plan, tasdik tarihinden itibaren tüm alacaklılar için bağlayıcı hale gelir.

Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: İİK m.309/l ve devamında düzenlenen bu tür, borçlunun malvarlığının alacaklılara devredilmesini öngörür. Malvarlığının tasfiyesi borçlunun kendisi tarafından değil, mahkeme tarafından atanan tasfiye memurları aracılığıyla gerçekleştirilir ve elde edilen gelir alacaklılara dağıtılır. Bu tür, borçlunun işletmeyi sürdürme imkânını yitirdiği ancak varlıklarının tasfiye değerinin belirli bir geri ödeme yapılmasına yetecek düzeyde olduğu durumlarda uygulanır.

Bunlara ek olarak, iflas açılmış bir borçlunun iflasın kaldırılması yoluyla konkordatoya başvurması ya da konkordato teklifinin iflas davası sürerken mahkemeye sunulması gibi pratik varyasyonlar da mevcuttur.

Kimler Konkordato Talep Edebilir?

İİK m.285/1 uyarınca konkordato başvurusu yapabilmek için iki alternatif koşuldan birinin gerçekleşmiş olması gerekir: ya borcunu vadesi geldiğinde ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olunması ya da borcun mevcut durumda ödeyememesi. Her iki hal de başvuru için yeterlidir; borçlunun fiilen temerrüde düşmesi beklenmez.

Başvuru hakkı bakımından İİK m.285, hem borçluyu hem de alacaklıyı yetkili kılmaktadır. Uygulamada borçlu tarafından yapılan başvurular hâkimdir; ancak alacaklıların borçlu adına dahi başvuru yapabildiği haller de mevcuttur.

Konkordato talep edebilecekler bakımından herhangi bir kısıtlama öngörülmemiştir: anonim şirketler, limited şirketler, kooperatifler, adi ortaklıklar, şahıs işletmeleri ve gerçek kişi tacirler —iflasa tabi olsun ya da olmasın— konkordato başvurusunda bulunabilir. İflasa tabi olmayan borçlular için m.308/b kapsamında özel düzenlemeler mevcuttur.

Kamu borçları (vergi, SGK primleri) ile çalışan alacakları bakımından özel hükümler geçerliliğini korumaktadır; bu nedenle konkordato projesi hazırlanırken söz konusu ayrımın titizlikle gözetilmesi, projenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır.

Başvuru Belgeleri: İİK m.286 Kapsamında Zorunlu Belgeler

İİK m.286, konkordato talebi ekinde sunulması zorunlu belgeleri ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Eksik ya da hatalı belgeyle yapılan başvurular mahkemece reddedilebildiğinden, belge hazırlama süreci hukuki açıdan hassasiyet gerektiren bir aşamadır.

Zorunlu belgeler şu şekilde sıralanabilir: (1) Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren, bağımsız denetim kuruluşlarınca hazırlanmış ve son bilanço tarihini de içeren güncel mali tablolar; (2) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve teminat durumlarını gösteren kapsamlı alacak listesi; (3) Borçların kaynaklarını, vadesini ve teminat bilgilerini içeren borç listesi; (4) Ödeme planı ile gerekçeli açıklamaları içeren ve fizibiliteye dayalı olarak hazırlanmış konkordato ön projesi; (5) Bağımsız denetçi tarafından hazırlanmış, konkordato projesinin ciddi bir olasılıkla başarıya ulaşabileceğini ortaya koyan ön rapor; (6) Son üç yıla ait vergi beyannameleri ve finansal tablolar; (7) Son bir yıl içinde yapılmış önemli varlık devirlerine ilişkin bilgiler.

Ön raporun içeriği ve hazırlanış şekli mahkeme tarafından ayrıca denetlenmektedir. Bu rapor; borçlunun işletmesinin sürdürülebilir olduğunu, önerilen planın gerçekçi finansal varsayımlara dayandığını ve alacaklıların iflasa kıyasla daha iyi bir konuma geçeceğini yeterli kanıtlarla ortaya koymalıdır.

Geçici Mühlet Aşaması: İİK m.287–289

Başvuruyu inceleyen ticaret mahkemesi, sunulan belgelerin yeterlilik ve ciddiyet koşullarını taşıdığına kanaat getirirse İİK m.287 uyarınca üç aylık geçici mühlet kararı verir. Bu karar borçlu duruşmaya çağrılmaksızın da verilebilmekte olup borçluya anında koruma sağlar. Geçici mühlet süresi zorunlu hallerde mahkemece en fazla iki ay daha uzatılabilir; bu durumda geçici mühletin azami süresi beş aydır.

Geçici mühlet kararıyla birlikte mahkeme, m.287/3 uyarınca bir veya birden fazla geçici konkordato komiseri atar. Geçici mühlet süresince borçlu, olağan ticari faaliyetlerine devam edebilir; ancak komiser denetiminde ve mühletin amacını tehlikeye atacak nitelikte işlemlerden kaçınmak kaydıyla. Önemli bir varlığın devri, taşınmaz üzerinde rehin tesis edilmesi ya da olağanüstü büyüklükteki yükümlülüklerin üstlenilmesi gibi işlemler komiser onayına tabidir.

Geçici mühletin ilanı ve ilgili makamlara bildirimi İİK m.289 çerçevesinde gerçekleştirilir. Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve Basın-İlan Kurumu'nda yayımlanan ilan, tapu sicili ve diğer tescil organlarına bildirimle tamamlanır; böylece üçüncü kişiler bu koruyucu tedbir hakkında bilgilendirilmiş olur.

Kesin Mühlet ve Konkordato Komiseri: İİK m.290–299

Mahkeme geçici mühlet süresinin sonunda, geçici komiser raporunu ve varsa borçlu ile alacaklıların beyanlarını değerlendirerek bir yıllık kesin mühlet kararı verir (İİK m.290). Kesin mühlet, zorunlu hallerde komiserin gerekçeli raporu üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir; bu durumda kesin mühletin azami süresi on sekiz aydır.

Kesin mühlet kararıyla atanan konkordato komiseri, sürecin kritik aktörüdür. Komiserin görevleri İİK m.287/3 ve m.290/3 kapsamında şu şekilde sıralanabilir: borçlunun mali durumunun sürekli denetlenmesi; olağandışı işlemler için onay verilmesi ya da reddedilmesi; alacaklılara periyodik raporlar sunulması; alacaklılar kuruluna başkanlık edilmesi; alacakların doğruluk denetiminin yapılması; konkordato projesinin hazırlanmasında borçluya rehberlik edilmesi ve alacaklılar toplantısının düzenlenmesi.

İİK m.292 uyarınca alacaklılar kurulu, kesin mühlet kararından hemen sonra oluşturulur. Bu kurul, alacak miktarı ve türü dikkate alınarak seçilen üç ila yedi alacaklı temsilcisinden oluşur; rehinli ve imtiyazlı alacaklılar ayrı temsil hakkına sahiptir. Alacaklılar kurulu, komiseri denetleme yetkisine sahip olup borçlunun belirli işlemleri için onay vermek durumunda olduğu bir danışma organı niteliğindedir.

Komiserin Temel Yetkileri

Komiser, olağan ticari faaliyetlerin dışına çıkan işlemler için borçluya açıkça onay vermek ya da bu işlemleri yasaklamak yetkisine sahiptir. Taşınmaz devri, rehin tesis edilmesi, olağandışı boyuttaki sözleşmeler ve kreditörlere yapılan olağandışı ödemeler komiser onayına tabidir. Komiser, icra ve iflas hukukunun sağladığı hukuki korumaları aktive edebilir; işletme yönetimine doğrudan müdahale etmek yerine denetim işlevini ön planda tutar. Komiserin onay verdiği işlemler, sonradan konkordatonun başarısızlıkla sonuçlanması halinde dahi geçerliliklerini korur.

Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları: İİK m.294–298

Konkordato mühletinin ilanı ile birlikte İİK m.294 kapsamında borçlu aleyhine açılmış ya da açılacak tüm icra ve iflas takipleri durur; bu takiplerle ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de işlemez. Mühlet içinde yeni icra takibi açılamaz, ihtiyati haciz kararı uygulanamaz. İİK m.295 gereği rehinli alacaklılar da mühlet süresince rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapamaz; söz konusu alacakların vadesi gelse dahi bu yasak geçerliliğini korur.

Bu kapsamlı koruma tedbirleri, borçluya konkordato projesini geliştirmek ve alacaklılarla müzakere yürütmek için gerekli soluklanma süresini sağlar. Mühlet içinde borçlu aleyhine dava açılması mümkün olmakla birlikte, dava sürerken verilen ilamların icraya konulması mühlet kaldırılıncaya kadar askıya alınmaktadır. İİK m.297 uyarınca borçlu, mühlet süresince varlıklarını devre-dışı bırakacak ya da alacaklıların zarar görmesine yol açacak nitelikte işlemler yapamaz; bu kısıtlamalar, komiser denetiminin özünü oluşturmaktadır.

Kamu alacakları bakımından farklı bir çerçeve geçerlidir: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki vergi ve SGK prim borçlarına ilişkin takipler, mühlet kapsamında otomatik olarak durmamakta; bu alacaklar özel statüsünü ve önceliğini korumaktadır. Söz konusu durum, konkordato projesinin hazırlanmasında kamu alacaklarının ayrı bir kalemdeymiş gibi ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Alacaklılar Toplantısı ve Projenin Kabulü: İİK m.302–303

Konkordato komiseri, kesin mühlet süresi içinde alacaklılar toplantısını düzenler (İİK m.302). Bu toplantıya katılmaya hak kazanabilmek için alacaklıların alacaklarını önceden bildirmiş ve komiserce onaylanmış olması gerekir. Toplantıda konkordato projesi alacaklılara ayrıntılı biçimde sunulur; değiştirme önerilerini müzakere edilir ve nihayetinde oylama yapılır.

İİK m.303, projenin kabul edilebilmesi için iki alternatif çoğunluk seçeneği öngörmektedir: Birinci seçenek; oy kullanan alacaklıların yarısından fazlasının oy vermesi ve bu oyu kullananların temsil ettikleri alacak miktarının toplam alacakların üçte ikisini (2/3) oluşturması. İkinci seçenek ise oy kullanan alacaklıların dörtte birinden fazlasının oy vermesi ve bu oyu kullananların temsil ettikleri alacak miktarının toplam alacakların dörtte üçünü (3/4) oluşturmasıdır. Bu iki alternatif çoğunluk formülünden herhangi birinin sağlanması, kabul için yeterlidir.

Öte yandan bazı alacaklı kategorileri oylama dışında tutulmaktadır: Borçlu ile birlikte hareket ettiği tespit edilen ve gerçekten bağımsız olmayan bağlantılı taraflar, üçüncü kişi teminatlı alacaklılar (teminatlı kısım için) ve belirli koşulları taşıyan imtiyazlı alacaklılar bu kapsamda değerlendirilebilir. Komiser, olası hile girişimlerine karşı tüm kabul oylarının gerçek bağımsızlık testine tabi tutulmasını sağlamak durumundadır.

Konkordatonun Mahkemece Tasdiki: İİK m.304–305

Alacaklı çoğunluğunun kabulünün ardından dava ticaret mahkemesine geri döner; mahkeme İİK m.304 uyarınca re'sen tasdikin zorunlu koşullarını araştırır ve duruşma açar. Bu koşullar şunlardır: (1) Başvuruya eklenen belgelerin doğruluğu ve eksiksizliği; (2) Projenin başarıyla uygulanabilirliği ve borçlunun öngörülen ödemeleri yapabilecek mali kapasitede olduğuna dair yeterli kanıtın mevcut olması; (3) Projenin her alacaklıya iflasa göre en az eşdeğer ya da daha iyi bir ödeme güvencesi sağlaması.

İİK m.305, mahkemenin tasdik kararı verdiğinde bu kararın kesinleşmesiyle tüm alacaklılar için bağlayıcı hale geleceğini, karara itiraz etmiş alacaklılar da dahil olmak üzere hiçbir istisna tanınmaksızın herkesi kapsadığını açıkça belirtir. Tasdik kararının ilanı; Ticaret Sicili Gazetesi, Basın-İlan Kurumu ve ilgili kütük organları aracılığıyla yapılır.

Tasdik kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341 vd.). Ancak istinaf, tasdik kararının icrasını durdurmaz; uygulamada da mahkeme kararlarının bozulması görece sınırlı kalmaktadır. Alacaklılar sürece tüm aşamalarda aktif katılım sağlamak durumundadır: sürece geç dahil olan alacaklılar, itiraz haklarını daha geniş çerçevede kullanma fırsatını kaybedebilir.

Tasdik Kararının Hükmü ve Konkordatonun Feshi: İİK m.306–308

İİK m.306 uyarınca konkordatonun tasdiki, borçlunun konkordato çerçevesinde ödemeyi taahhüt ettiği miktarın ötesinde kalan borçlardan ibra edilmesi sonucunu doğurur. Pratikte bu; borçlunun yalnızca projede öngörülen taksit veya yüzdeye göre ödeme yapma yükümlülüğünü sürdüreceği, geri kalan borcun ise mahkeme kararıyla hukuken düşeceği anlamına gelir.

İİK m.308, konkordatonun feshi hallerini düzenlemektedir. Konkordatoyu kabul etmiş alacaklılardan herhangi birinin borçlunun taahhütlerini yerine getirmediğini ileri sürerek mahkemeye fesih talebinde bulunması mümkündür. Fesih kararı verildiğinde konkordato geçmişe yürümeksizin sona erer; borçlunun tam borç yükümlülüğü yeniden canlanır, ancak yapılan ödemeler mahsup edilir. Öte yandan fesih talebi kötüye kullanılmamalıdır: mahkeme, taahhütlerin kısmi gecikmeli ödendiği durumlarda doğrudan feshe karar verme yerine önce borçluya uyum için ek süre tanıyabilir.

İİK m.308/a kapsamında tasdik talebinin reddedilmesi halinde mahkeme, borçlunun iflasa tabi olup olmadığını ayrıca değerlendirir: iflasa tabi ise re'sen iflas kararı verebilir. İİK m.308/c ise onaylanmış konkordatonun iflas yoluyla tasfiyeye dönüştürülmesini öngörmektedir; bu yol, borçlunun taahhütlerini sistematik biçimde yerine getirememesi ve durumun artık geri döndürülemez hale geldiği durumlarda uygulanmaktadır.

Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: İİK m.309/l–309/ş

Malvarlığının terki suretiyle konkordato, İİK m.309/l ve devamı uyarınca uygulanan özel bir konkordato türüdür. Adi konkordatodan farklı olarak bu türde borçlu, alacaklıların onayıyla malvarlığının tamamını ya da belirli bir bölümünü doğrudan alacaklılara devreder ya da tasfiyesi için yetkilendirilmiş tasfiye memurlarına terk eder.

Malvarlığının terki sürecinin yönetimi mahkeme tarafından atanan tasfiye memurlarına bırakılır; bu kişiler borçlu adına hareket eder ve malvarlığını en iyi koşullarda nakde çevirerek alacaklılara paylı biçimde dağıtır. Tasfiye memurları işletmeyi bir süre için faaliyete devam ettirebilir; özellikle satış sürecinde işleyen bir şirket değerini koruyorsa bu yol tercih edilebilir.

Bu konkordato türü, borçlunun işletmeyi sürdürme imkânını yitirdiği ancak varlıklarının değerinin en azından kısmi geri ödemeye yetecek düzeyde olduğu durumlarda anlamlı bir seçenek sunar. Terk edilen malvarlığının kapsamı, malvarlığı tasfiyesinin borçluyu tüm borçlardan kurtarıp kurtarmayacağı ve rehinli alacaklıların hakları gibi kritik konular, uzman hukuki danışmanlık olmaksızın çözüme kavuşturulamayacak nüanslı meselelerdir.

Borçlu İşletmeler İçin Stratejik Hukuki Yaklaşım

Konkordato başvurusunun zamanlaması, sürecin başarısını belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Çok sayıda borçlu; borç yükü artık sürdürülemez hale geldikten ve alacaklılar agresif icra takipleri başlattıktan sonra başvuru yapmaktadır. Oysa hukuki açıdan sağlıklı bir konkordato, ciddi finansal baskıyla karşılaşılır karşılaşılmaz —ancak henüz felç noktasına gelinmeden— başlatılmalıdır. Bu erken müdahale penceresi; güçlü bir proje hazırlanabilmesi ve mühlet kararının alınabilmesi için gereken bağımsız denetim raporunun hazırlanmasına olanak tanıyan süreye tekabül eder.

Proje hazırlığı aşamasında borçlunun temel çıkarlarını koruyan birkaç stratejik ilke öne çıkar: Projede öngörülen ödeme oranı, varlıkların tasfiye değerine oranla daha yüksek olduğu sürece alacaklıların projeyi desteklemesi için somut bir teşvik mevcuttur. Bu "tasfiyeye göre daha iyi" argümanı, hem alacaklıların ikna sürecinde hem de mahkeme önünde güçlü bir zemin sağlar. Buna ek olarak, kilit tedarikçi ve müşteri sözleşmelerinin mühlet kararından önce güvence altına alınması, işletmenin çalışır vaziyette kalmasını doğrudan etkiler.

Hukuki destek açısından borçlunun, başvuru belgelerini hazırlamak, ön mali raporu denetim kuruluşuyla koordineli yönetmek, alacaklı listesini doğru oluşturmak ve tüm bu belgeleri uyumlu, eksiksiz biçimde bir araya getirmek için bir konkordato avukatıyla en erken aşamada çalışmaya başlaması büyük önem taşır. Aceleyle veya eksik belgelerle yapılan başvurular; mahkemece geçici mühlet verilmesinin reddedilmesine ve borçlunun tüm korumasını yitirmesine yol açabilir.

Alacaklı Şirketler İçin Stratejik Hukuki Yaklaşım

Alacaklı şirketler, içinde bulundukları konkordato sürecini pasif bir şekilde izleme yerine proaktif katılım sağlayarak alacaklarını azami ölçüde koruma altına alabilirler. Alacak bildirimini süresinde yapmak bu sürecin ilk adımıdır; zamanında bildirilmeyen alacaklar, oylama sürecinde oy hakkından yoksun kalabilir ya da kesinleşen konkordato kapsamı dışında değerlendirilebilir.

Alacak miktarının doğrulanması kritik bir aşamadır. Alacaklılar, komiserce belirlenen alacak tutarlarını dikkatlice denetlemeli; eksik ya da hatalı hesaplanan alacaklara itiraz etmelidir. Oylama gücü doğrudan alacak miktarıyla orantılı olduğundan, kabul edilebilir bir alacak sınıflandırması hem oylamadaki ağırlığı hem de nihai tahsilat tutarını doğrudan etkiler.

Proje değerlendirmesinde alacaklılar iki soruyu ayrı ayrı ele almalıdır: "Bu proje iflasa kıyasla bana ne sağlar?" ve "Bu şirket projede öngörülen ödemeleri gerçekten yapabilir mi?" Projeyi destekleyen alacaklılar, çeşitli güvenceler talep edebilir: ek teminat, üçüncü kişi garantisi veya belirli varlıklar üzerinde rehin hakkı gibi önlemler konkordato projesine eklenebilir. Son olarak, projenin alacaklılar açısından açıkça yetersiz olduğu hallerde itiraz imkânları da mevcuttur; mahkeme tasdik aşamasında alacaklıların itirazlarını dikkate almak zorundadır.

Sakarya'da Konkordato: Yerel Uzmanlık ve Uygulamalı Deneyim

Sakarya Ticaret Mahkemesi, bölgenin yoğun sanayi ve ticaret altyapısını yansıtır biçimde konkordato başvurularında sürekli bir artış yaşamaktadır. Göklüoğlu Hukuk Bürosu olarak Sakarya ve Adapazarı merkezli işletmelerin hem borçlu hem alacaklı sıfatıyla yürüttüğü konkordato süreçlerinde kapsamlı birikim edindik. Yerel mahkeme pratiği; yargı organlarının belirli usul gerekliliklerini nasıl yorumladığı, komiser atamalarının nasıl şekillendiği ve hangi argümanların tasdik aşamasında ağırlık taşıdığı konularında önemli bir deneyim ve içgörü sağlamaktadır.

Bölgesel ticaret dokusunun karakteristik özelliklerini —otomotiv yan sanayii, tekstil, lojistik ve inşaat sektörleri başta olmak üzere— derinlemesine kavrıyor; bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere sektöre özgü hukuki ve finansal yapılandırma desteği sunuyoruz. Kocaeli, Düzce, Bolu ve İstanbul'daki ilgili mahkemeler, savcılıklar ve ticaret sicili müdürlükleriyle sürdürdüğümüz iş birliği ağı, Sakarya'yı aşan ölçekteki süreçlerin de etkin biçimde yürütülmesini mümkün kılmaktadır.

Konkordato başvurusu düşünen ya da alacaklı sıfatıyla aktif rol üstlenmek isteyen işletmeler, büromuzla iletişime geçerek mevcut duruma özel ayrıntılı bir hukuki değerlendirme talep edebilir. Geçici mühlet başvurusundan projenin mahkemece tasdikine, alacak bildiriminden itiraz prosedürlerine kadar sürecin tüm aşamalarında deneyimli kadromuzla yanınızda olacağız.

Diğer Hizmetler

Banka ve Finans HukukuBirleşmeler ve DevralmalarKurumsal DanışmanlıkTazminat Hukukuİş HukukuYatırım Teşvik DanışmanlığıVergi HukukuTahkim HukukuAraç Değer KaybıTrafik Kaza DavalarıTicaret Şirket Hukuku