İşçinin Haklı Nedenle Fesih Sebepleri (İş K. m.24)
İş sözleşmesini sona erdirme hakkı yalnızca işverene ait değildir. İşçi de, belirli ağır durumlarda sözleşmeyi derhal, yani bildirim süresi beklemeksizin feshedebilir. Bu hakkın dayanağı İş Kanunu'nun 24. maddesidir ve haklı fesih sebeplerini üç grupta toplar.
Birinci grup sağlık sebepleridir. İşin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı için tehlike ortaya çıkarsa ya da işçinin sürekli yakından temas ettiği işveren veya bir başka işçi bulaşıcı bir hastalığa yakalanırsa, işçi sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.
İkinci ve uygulamada en sık karşılaşılan grup, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllerdir. Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik yatırılması, işçiye karşı taciz, hakaret veya tehdit, işverenin işçiyi yanıltması, çalışma koşullarının uygulanmaması ya da çalışma şartlarının işçi aleyhine esaslı biçimde değiştirilmesi bu kapsamdadır. Mobbing de bu grup içinde değerlendirilir.
Üçüncü grup zorlayıcı sebeplerdir. İşçinin çalıştığı işyerinde, kendi iradesi dışında bir hafta süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması, işçiye haklı fesih imkânı verir.
Bu hakkı kullanırken iki noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi süre sınırıdır: ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinde işçinin, bu sebebi öğrendiği tarihten itibaren altı işgünü içinde feshi yapması gerekir; aksi halde haklı fesih hakkı düşer. İkincisi ise sonuçlarıdır: m.24'e dayanarak haklı fesih yapan işçi, kıdem tazminatına hak kazanır, ancak kendisi feshettiği için ihbar tazminatı alamaz.
Haklı sebebin yazılı olarak ve açıkça ortaya konması, ileride doğacak bir uyuşmazlıkta işçinin elini güçlendirir. Sebep belirtmeden verilen sade bir ayrılış bildirimi, haklı feshin sonradan ispatını zorlaştırır.
48. İşverenin Haklı Nedenle Fesih Sebepleri (İş K. m.25)
İşveren, kural olarak işçiyi çıkarırken bildirim sürelerine uymak ve tazminat ödemek zorundadır. Ancak İş Kanunu'nun 25. maddesi, belirli ağır hâllerde işverene sözleşmeyi derhal ve bildirimsiz feshetme hakkı tanır. Bu hâller de dört grupta toplanır.
Birinci grup sağlık sebepleridir; örneğin işçinin kendi kusuruyla hastalanması veya tedavi edilemeyecek bir hastalığa yakalanması gibi, belirli koşullarda işverene fesih hakkı tanıyan durumlardır. İkinci ve en kritik grup, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllerdir. İşçinin işvereni yanıltması, işverene veya ailesine yönelik hakaret ve sataşma, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, işyerinde suç işlemek, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar, ayrıca izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık bu gruptadır.
Üçüncü grup zorlayıcı sebeplerdir: işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süreyle çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. Dördüncü grup ise işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde, bu durumun işçinin kıdemine göre belirlenen bildirim süresini aşmasıdır.
Bu maddenin ikinci grubuna (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) dayanan fesih, işçi açısından en ağır sonucu doğuran fesihtir; çünkü bu hâlde işçi ne kıdem ne de ihbar tazminatı alabilir. Tam da bu nedenle, işverenlerin bu sebebi gerçekte koşulları oluşmadan ileri sürmesi sık karşılaşılan bir durumdur.
Buna karşı işçiyi koruyan iki önemli denge vardır. İlki, feshin haklı olduğunu ispat yükünün işverende olmasıdır; somut delil sunulamazsa fesih haksız hâle gelir ve işçinin tazminat hakları doğar. İkincisi süre sınırıdır: işveren, ahlak ve iyi niyete aykırılık sebebini öğrendiği tarihten itibaren altı işgünü içinde feshi yapmazsa, bu hakkını kaybeder. Bu süre geçtikten sonra yapılan fesih artık haklı sayılmaz.
📞 Adapazarı, Sakarya ve çevre illerde İş Hukuku konusunda profesyonel destek almak için Göklüoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçin: www.gokluogluhukuk.com
Av. Tarık GÖKLÜÖĞLU
Göklüoğlu Hukuk Bürosu | Sakarya