Blog'a Dön
Hukuki Makale

Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırmanın Şartları

13 Ağustos 2026Av. Tarık Göklüoğlu

Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırmanın Şartları

Tahsil edilemeyen alacaklar, işletmenin kârını fiilen azaltır. Vergi hukuku bu durumu belirli şartlarla dikkate alır; ancak şartların hepsinin birlikte gerçekleşmesi ve doğru dönemde işlem yapılması gerekir.

Kanuni şartlar

Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla şu alacaklar şüpheli sayılır:

— Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar,

— Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve belirlenen haddi aşmayan alacaklar.

İkinci grup için 2026 yılında uygulanacak had 25.000 TL'dir. Yani bu tutarı aşmayan küçük alacaklarda dava veya icra takibi şartı aranmaz; protesto veya yazılı istem yeterlidir.

Sık yapılan üç hata

Birincisi, alacağın hasılat kaydedilmemiş olmasıdır. Karşılık ayrılabilmesi için alacağın daha önce hasılat olarak kayıtlara alınmış olması gerekir. Henüz gelir yazılmamış bir alacak için karşılık ayrılamaz.

İkincisi, teminatlı alacaklardır. Alacağın teminatlı olması hâlinde, teminatlı kısım için karşılık ayrılamaz. İpotek, rehin, kefalet ve benzeri güvencelerin varlığı bu nedenle önem taşır.

Üçüncüsü, dönemsellik hatasıdır. Karşılık, şüpheli hâle geldiği dönemde ayrılmalıdır. Dava açıldığı yıl karşılık ayrılmayıp sonraki yıllarda ayrılması, dönemsellik ilkesine aykırılık gerekçesiyle eleştirilebilmektedir.

Şüpheli hâle gelme anı

Uygulamada en çok tartışılan konu, alacağın hangi anda şüpheli hâle geldiğidir. Dava açılması veya icra takibine başlanması bu anı belirler.

Ancak takibin ciddi olması aranır. Sembolik veya sonuç alma amacı taşımayan takipler, karşılık ayırma hakkı doğurmaz. Bu nedenle takip dosyasının fiilen işletilmesi, haciz talepleri ve tebligatların yapılması önem taşır.

İlişkili kişilerden alacaklar

Grup şirketlerinden veya ortaklardan olan alacaklar için karşılık ayrılması özellikle dikkatle değerlendirilmelidir. Bu tür alacaklarda, işlemin gerçek bir ticari alacaktan mı yoksa finansman ilişkisinden mi kaynaklandığı sorgulanır.

Ayrıca ortaklardan olan alacaklar bakımından adat faizi ve transfer fiyatlandırması hükümleri de gündeme gelebilir.

Sonradan tahsil edilirse

Karşılık ayrıldıktan sonra alacağın tahsil edilmesi hâlinde, tahsil edilen tutar tahsil edildiği dönemde gelir yazılır. Yani karşılık ayırmak, alacaktan vazgeçmek anlamına gelmez.

Bu nedenle karşılık ayrılmış alacakların takibinin sürdürülmesi ve tahsilat hâlinde kaydın düzeltilmesi gerekir.

KDV boyutu

Şüpheli hâle gelen alacağın içinde yer alan katma değer vergisi bakımından da karşılık ayrılıp ayrılamayacağı tartışmalı bir konudur. Yargı kararlarında, hasılat kaydedilen tutarın KDV dahil olduğu durumlarda karşılık ayrılabileceği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.

Sık sorulan sorular

Konkordato ilan eden borçludan alacağım için karşılık ayırabilir miyim?

Konkordato sürecinin alacağı şüpheli hâle getirip getirmediği ve hangi dönemde karşılık ayrılacağı ayrıca değerlendirilir.

Karşılık ayırmazsam sonra ayırabilir miyim?

Dönemsellik ilkesi gereği şüpheli hâle geldiği dönemde ayrılması esastır; sonraki dönemde ayrılması eleştiri konusu olabilir.

Yurt dışı alacaklarda durum farklı mı?

Takip ve dava şartlarının yurt dışında nasıl gerçekleştirileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Tahsil edilemeyen alacaklarınız için doğru dönemde ve doğru şartlarla karşılık ayrılması, matrahınızı gerçekçi biçimde yansıtır.

📞 Adapazarı, Sakarya ve çevre illerde Vergi Hukuku konusunda profesyonel destek almak için Göklüoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçin: www.gokluogluhukuk.com

Av. Tarık GÖKLÜÖĞLU

Tüm YazılarHukuki Danışmanlık Alın
İlgili Yazılar