Blog'a Dön
Hukuki Makale

Ortaklar Cari Hesabından Para Çekmenin Vergisel Riski

13 Ağustos 2026Av. Tarık Göklüoğlu

Ortaklar Cari Hesabından Para Çekmenin Vergisel Riski

Ortaklar cari hesabı, bilançonun en çok incelenen kalemidir. Sebebi basittir: bu hesap, şirket ile ortak arasındaki para akışının tek bir satırda toplandığı yerdir ve çoğu zaman gerçek işlemleri gizler.

Neden bu kadar dikkat çekiyor?

İnceleme elemanı bilançoyu açtığında, ortaklar cari hesabının yüksek borç bakiyesi vermesi hâlinde şu soruları sorar: bu para ortağa neden verildi, karşılığında ne alındı, faiz hesaplandı mı, geri ödeme yapıldı mı?

Cevapların belgeye dayanmaması durumunda, işlem farklı biçimlerde nitelendirilebilir. Nitelendirme değiştikçe vergi sonucu da değişir.

Dört farklı nitelendirme riski

— Faizsiz borç kullandırma: adat faizi hesaplanır, kurumlar vergisi, KDV ve stopaj gündeme gelir.

— Örtülü kâr dağıtımı: ortağa yapılan ödemenin fiilen kâr dağıtımı olduğu değerlendirilirse, kâr payı stopajı doğar.

— Ücret ödemesi: ortağın şirkette çalışması ve düzenli ödeme alması hâlinde, ödemenin ücret sayılması ve gelir vergisi stopajı ile sigorta yükümlülüğü doğması riski bulunur.

— Kayıt dışı hasılat: hesabın alacak bakiyesi vermesi, yani ortağın sürekli şirkete para koyması hâlinde, bu kaynağın nereden geldiği sorgulanır ve kayıt dışı hasılat şüphesi doğar.

Kasa hesabıyla birlikte değerlendirilir

Ortaklar cari hesabıyla birlikte incelenen bir diğer kalem, kasa hesabıdır. Fiilen bulunması mümkün olmayan yüksek kasa bakiyeleri, paranın aslında ortakta olduğu şeklinde yorumlanır ve kasa fazlalığı üzerinden adat faizi hesaplanır.

Bu nedenle dönem sonlarında kasa ve ortaklar cari hesabının gerçeği yansıtacak biçimde düzeltilmesi gerekir. Yapay kayıtlarla hesabın kapatılması ise ayrı bir risk doğurur.

Doğru yönetim

— Ortakla şirket arasındaki her para hareketinin dayanağının belgelenmesi,

— Borç ilişkisi varsa yazılı sözleşme yapılması ve faiz uygulanması,

— Ortağın şirkette çalışması hâlinde bordro düzenlenmesi ve sigortalılığının sağlanması,

— Kâr dağıtımı yapılacaksa usulüne uygun genel kurul kararı alınması ve stopajın beyan edilmesi,

— Ortağın şahsi harcamalarının şirket giderine yazılmaması,

— Cari hesabın dönem sonlarında makul seviyeye çekilmesi.

Şahsi harcamalar meselesi

Ortağın şahsi harcamalarının şirket kayıtlarına gider olarak alınması, hem gider reddine hem örtülü kazanç dağıtımı tarhiyatına yol açar. Özellikle akaryakıt, seyahat, konaklama, telefon ve temsil giderlerinde bu tespit sıkça yapılır.

Bu tür harcamaların işletmeyle ilgisinin belgelenmesi gerekir. Belgelenemeyen harcamalar, ortağa yapılmış ödeme olarak değerlendirilir.

Tasfiye ve devir öncesinde

Tasfiye kararı alınmadan veya şirket devredilmeden önce ortaklar cari hesabının kapatılması gerekir. Kapatılmamış bir borç bakiyesi, tasfiye aşamasında ortağa yapılmış dağıtım olarak değerlendirilebilir.

Devir işlemlerinde ise devralan taraf bakımından, bu hesabın gerçek bir alacak olup olmadığı önemli bir inceleme konusudur.

Sık sorulan sorular

Ortak şirkete borç para verdi, sorun olur mu?

Örtülü sermaye sınırı ve kaynağın belgelenmesi bakımından değerlendirme yapılır.

Cari hesabı yıl sonunda kapatmak yeterli mi?

Yıl içindeki hareketler de incelenir; sadece dönem sonu kapatma yeterli görülmeyebilir.

Ortağa maaş ödesem daha mı iyi?

Fiilen çalışma varsa bordro düzenlenmesi doğru yaklaşımdır; ancak sigorta ve stopaj yükümlülükleri doğar.

Ortaklar cari hesabınızın yapısını inceleyip, inceleme öncesinde risk azaltıcı düzenlemeleri birlikte planlayabiliriz.

📞 Adapazarı, Sakarya ve çevre illerde Vergi Hukuku konusunda profesyonel destek almak için Göklüoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçin: www.gokluogluhukuk.com

Av. Tarık GÖKLÜÖĞLU

Tüm YazılarHukuki Danışmanlık Alın
İlgili Yazılar