Şirket Kapandıktan Sonra Vergi Borcu Kimden İstenir?
Şirketin ticaret sicilinden silinmesi, vergi borçlarının da silindiği anlamına gelmez. Aksine, tüzel kişilik sona erdiği için alacak doğrudan ortaklara ve kanuni temsilcilere yöneltilir. Bu nedenle kapanış süreci, başlangıcı kadar dikkat gerektirir.
Kapanış türleri
1. Tasfiye yoluyla kapanış Ortaklar kararıyla tasfiyeye girilir, tasfiye memuru atanır, alacaklara çağrı yapılır, borçlar ödenir, kalan varlık dağıtılır ve sicilden terkin edilir.
2. Re’sen terkin (VUK m. 160 ve TTK kapsamındaki hâller) Faaliyette bulunmayan, adreste bulunamayan şirketlerin kaydının idarece silinmesi.
İkinci hâlde borçlar tasfiye edilmemiş olur; bu nedenle sonradan ortaya çıkan alacaklar ciddi sorun yaratır.
Kapanıştan sonra vergi borcu çıkarsa kim sorumlu?
Limited şirkette: Ortaklar, 6183 sayılı Kanun m. 35 uyarınca sermaye hisseleri oranında sorumludur.
Anonim şirkette: Pay sahipleri kural olarak sorumlu değildir. Ancak yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
Her iki şirkette: Kanuni temsilciler (müdür/YK üyesi), görev dönemleri ve kusur şartları çerçevesinde sorumlu olabilir.
Tasfiye memuru: Tasfiye sürecindeki ödevleri yerine getirmemesi hâlinde ayrıca sorumluluk doğabilir.
Tasfiyenin ihyası
Sicilden terkin edilmiş bir şirket hakkında takip yapılabilmesi için, tüzel kişiliğin yeniden canlandırılması (ihya) gerekebilir. İdare, alacağını tahsil edebilmek adına ihya davası açabilir. Bu, savunmada dikkate alınması gereken bir noktadır: Tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket adına doğrudan işlem tesis edilmesi usul tartışması doğurur.
Kapanış öncesi yapılması gerekenler
Şirketi kapatmadan önce yapılacak hazırlık, yıllar sonra gelecek ödeme emirlerini önler:
1. Vergi dairesinden borç durum yazısı alın Güncel ve eksiksiz borç dökümü.
2. Devam eden inceleme sorgusu yapın Şirket hakkında vergi incelemesi varsa, kapanış sonrası tarhiyat çıkabilir.
3. Beyanname yükümlülüklerini tamamlayın Tasfiye dönemine ait beyannameler dahil.
4. Zamanaşımı takvimini çıkarın Son beş yılın hangi dönemleri hâlâ tarh zamanaşımı içinde?
5. Defter ve belgeleri saklayın ve kimde olduğunu belgeleyin Kanuni saklama süresi boyunca. Sonradan bir inceleme gelirse ibraz edilebilmelidir. Kimin sakladığı yazılı tutanakla belirlenmelidir.
6. Tasfiye sürecini usulüne uygun yürütün Alacaklılara çağrı, tasfiye bilançosu, tescil ve ilanlar.
Beşinci madde uygulamada en çok atlanan noktadır: Şirket kapandıktan sonra defterler ortada kalır, yıllar sonra inceleme geldiğinde ibraz edilemez ve bu kez re’sen tarhiyat, KDV red ve gizleme iddiası zinciri başlar.
Kapanış sonrası ödeme emri gelirse
15 gün içinde dava açın. Kontrol edilecekler:
- ☐ Ödeme emri hangi sıfata dayanıyor? (Ortak / temsilci / tasfiye memuru)
- ☐ AŞ pay sahipliğine dayanıyorsa → doğrudan iptal sebebi
- ☐ Şirketten tahsil imkânsızlığı usulüne uygun tespit edilmiş mi?
- ☐ Tüzel kişilik sona ermişken şirkete karşı yapılan işlemler geçerli mi?
- ☐ Borcun ait olduğu dönemde ortak/temsilci miydiniz?
- ☐ Hisse oranı doğru mu?
- ☐ Zamanaşımı dolmuş mu? (Kapanıştan yıllar sonra gelen borçlarda öncelikli kontrol)
- ☐ Ceza kalemleri ayrıştırılmış mı?
Zamanaşımı: en verimli savunma
Kapanış sonrası yıllar geçmişse, tarh ve tahsil zamanaşımı çoğu zaman en güçlü argümandır. Zaman çizelgesi çıkarın:
- Vergiyi doğuran olay tarihi
- Beyanname/tahakkuk tarihi
- Tasfiye ve terkin tarihleri
- İhbarnamenin tebliğ tarihi
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi
- Aradaki dönemde zamanaşımını kesen işlem var mı?
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket kapandı, defterleri atabilir miyim? Hayır. Kanuni saklama süresi boyunca saklanmalıdır. Aksi hâlde sonradan gelecek bir incelemede ibraz edilemez ve ağır sonuçlar doğar.
Tasfiye memuru olarak sorumluluğum ne? Tasfiye sürecindeki vergisel ödevleri yerine getirmemeniz hâlinde sorumluluk gündeme gelebilir.
Re’sen terkin edilen şirketin borcu için bana gelinir mi? Ortak veya temsilci sıfatınıza göre sorumluluk gündeme gelebilir. Ön koşullar ve zamanaşımı mutlaka kontrol edilmelidir.