Kullandırılmayan İzinlerde İşverenin İspat Yükü (İzin Defteri)
Yıllık izin uyuşmazlıklarında en sık yaşanan tartışma şudur: işçi 'izinlerimi kullanmadım, ücretini istiyorum' derken, işveren 'kullandırdım' diye savunur. Bu noktada belirleyici olan, ispat yükünün kimde olduğudur ve cevap işçinin lehinedir.
Yerleşik uygulamaya göre, işçinin yıllık izinlerini kullandığını ispat etme yükü işverene aittir. Yani 'izin kullandırılmadı' iddiasını işçinin ispatlaması beklenmez; tersine, işverenin izni kullandırdığını belgelemesi gerekir. Bunu yapamayan işveren, izin ücretini ödemekle yükümlü tutulur.
İşverenin bu yükümlülüğü yasal bir temele dayanır. Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği uyarınca işveren, çalıştırdığı her işçi için bir izin kayıt belgesi (izin defteri) tutmak ve işçinin yıl içinde kullandığı izinleri bu belgede göstermek zorundadır. Burada kritik olan, kaydın işçinin imzasını taşımasıdır. İşçinin imzasının bulunduğu bir izin belgesi ya da defteri, iznin kullanıldığının en güçlü kanıtıdır.
Buna karşılık, işçinin imzasını taşımayan, işverenin tek taraflı olarak düzenlediği listelerin ya da bilgisayar kayıtlarının ispat değeri sınırlıdır. İmzasız bir kaydın, izni gerçekten kullandırdığını tek başına kanıtlaması güçtür. Bu nedenle, izin takibini yalnızca kâğıt üzerinde tutan ama işçi imzası almayan işverenler, açılan davalarda izin alacağı kalemini çoğunlukla kaybeder.
Pratik sonuç hem işçi hem işveren için açıktır. İşçi açısından, izin kullandığına dair imzaladığı belgelerin bir önemi vardır; işten ayrılırken durumunu buna göre değerlendirmelidir. İşveren açısından ise izinleri düzenli olarak, işçi imzasıyla belgelemek, ileride doğabilecek bir izin ücreti talebine karşı en sağlam korumadır. Belgelenmeyen izin, hukuk önünde kullanılmamış izin olarak kabul edilir.
📞 Adapazarı, Sakarya ve çevre illerde İş Hukuku konusunda profesyonel destek almak için Göklüoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçin: www.gokluogluhukuk.com
Av. Tarık GÖKLÜÖĞLU
Göklüoğlu Hukuk Bürosu | Sakarya